Doğum Fotoğrafçısı Miray Küçükçay ve bebekleri

Doğum Fotoğrafçılığı hepimizin duyduğu ama aslında tam olarak ne olduğunu bilemediğimiz yeni bir iş dalı. Kimilerinin pek sevmediği bir fikir ama git gide büyüyen de bir sektör. Anne adayları için en dikkat çekici konulardan biri olduğu için ben de sizlerle dünyanın en güvenilir ve en güler yüzlü Doğum Fotoğrafçısı ile sizleri tanıştırmak istedim. İşte karşınızda Doğum Fotoğrafçısı Mirak Küçükçay ve Doğum Fotoğrafçılığına dair her şey…

IMG_7557

Bize kendinizden bahseder misiniz? Doğum fotoğrafçısı olmak nasıl aklınıza geldi?

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat Yönetimi Bölümü mezunuyum. Doğum fotoğrafçısı olmak aklımdan çok gönlüme girdi desem daha doğru olur. Sanat ağırlıklı bir bölüm okuduğum için üniversite yıllarından beri fotoğraf benim için bir hobi idi. Sonrasında çeşitli anne-bebek ve hamile dergilerinin içeriğini hazırlamaya başladım. Bu dergiler sayesinde, hamileler ve bebekler ilgi alanıma iyice girmiş oldu. Sonra bir gün mesleki kariyerimi değiştirmeye, başka heyecanlar peşinde koşmaya karar verdim ve ilgi alanlarımın en çok kesiştiği noktayı buldum; Anneler, bebekler ve fotoğraf… Sonra makinemi aldığım gibi eğitimlere katıldım. Ve ilk kez yakın bir arkadaşımın doğumuna girdiğim gün, ne kadar doğru bir karar verdiğimi anladım. Yani tamamen gönül işi.

Bu işi yapmaya başladığınızda çevrenizden ne gibi tepkiler aldınız?

Yani açıkçası Doğum Fotoğrafçılığı, insanların çok da alışık olmadıkları bir iş. Evet, herkeste bir kulak dolgunluğu var ama o kadar. O yüzden anlatmam zaman aldı diyebilirim.

Doğum fotoğrafçılığının neyi sizi etkiliyor?

Bu işin her anı insanı etkiliyor. Hastane odasında aile ile buluştuğunuz andan itibaren müthiş bir serüven sizi bekliyor. O odadaki enerjinin yüksekliğini size tarif edemem. Herkes mutlu, heyecanlı ve sabırsız. Doğum anı derseniz, zaten müthiş bir deneyim. Anlatılmaz ancak yaşanır cinsinden. Bebek geldikten sonra ise bambaşka bir mutluluk rüzgarı esiyor. Ailelere doğum sonrası albümlerini teslim ettiğimde, fotoğraflarına inanamıyorlar. “Hiç hatırlamıyorum bu anı!” diyen o kadar çok anne tanıyorum ki. O gün aileler için çok hızlı geçiyor, geriye yalnız fotoğraflar kalıyor…

Ailelerle doğum öncesi nasıl bir yol izliyorsunuz?

Doğum öncesi eğer mümkünse mutlaka yüzyüze görüşmeyi istiyorum. Onlara o gün nasıl bir yol izleyeceğimizi anlatıyorum. Tabii onların da beklentileri benim için çok önemli. Bir de doğum çok özel bir süreç, önceden tanıştığımızda karşılıklı kendimizi çok daha rahat hissedebileceğimize inanıyorum.

IMG_1244

Peki, bir doğum çekimi ne kadar sürer yani sezaryenle doğum var, normal doğum var. Bir zaman sınırı var mı?

Zaman sınırı değil ama bir süreci var tabii. Yani doğum öncesi çekime en az bir saat öncesinden başlıyorum. Annenin son hamilelik pozları, doğumu bekleme süreci, doğuma gidiş, doğum anı, sonrasında bebeğin ilk pozları, anne ile kavuşmaları, ilk emzirme, baba ile ilk karşılaşma, büyükanne-babaların bebeğe merhabası ve son aile pozları ile çekim sonlanıyor. Tabii normal doğumlarda süreler uzayabiliyor ya da kısalabiliyor. O zamanda önemli olan çekim aşamalarını tamamlamak benim için. Yani saat sınırı yok. Bazen isteğe bağlı ya da gece geç saatte biten doğumlardan sonra ikinci gün çekimlerine de gidiyorum.

Hiç beklenmedik bir zamanda doğum haberi gelecek ve yetişemeyeceksiniz diye korkmuyor musunuz?

Korkuyorum aslında. Yani özellikle beklenen bir doğumum varsa, fotoğraf makinemle birlikte dolaştığım çok oluyor. Herhalde başıma gelecek en kötü şey, fotoğraf makinem uzağımdayken bir acil doğum haberi almak.

Çoğu aile doğum gibi masraflı bir olayın içine girince, bir de bütçelerinde “Doğum Fotoğrafçısı”na yer ayırmaya korkuyorlar. Çok pahalı bir olay olarak düşünülüyor.

Hayır, kesinlikle değil. Her bütçeye uyabilen paket fiyatları mevcut.

Doğum çekerken sizi en etkileyen kareler hangileri?

Anne ile bebeğinin ilk buluşması, ilk temasları en etkilendiğim kareler diyebilirim. Tabii doğum anı da tartışılmaz mucizevi anlardan benim için.

Sadece doğum değil, bebek ve aile fotoğrafları da çekiyorsunuz. Anne-babalar işin içine girince olayın rengi değişiyor mu?

Tabii ama kesinlikle olumlu yönde. Aile çekimlerinin tadı bambaşkadır. Çıkan kareler duygu yüklüdür. Sıcacık aile pozları çıkar ortaya. Özellikle bebeğin ve ailenin en rahat hissettiği ortamda çekim yapmayı tercih ediyor. Onlar ne kadar rahat olurlarsa çekim de bir o kadar keyifli oluyor.

Portre mi, doğum mu, çocuk mu yoksa aile fotoğrafları mı çekmek hoşuna gidiyor?

Aslında bunların hepsi bir bütün. Yani bu tarz çekimleri kesinlikle keyifle yapıyorum ama açıkçası hikayesi olan çekimler, sonrasında bana en çok haz verenler oluyor. Bir liste yapmak gerekirse; ilk sırada doğum fotoğrafları geliyor, sonrasında yenidoğan bebekler, aile ve hamile çekimleri…

Doğum fotoğrafçılığı hızla büyüyen bir sektör. Siz bu gidişatı nasıl değerlendiriyorsun?

Bence doğum, kesinlikle aileler için çok özel ve önemli bir gün. Böylesi bir günde o mucize anları fotoğraflayabilecek, dışarıdan bir profesyonel mutlaka olmalı. Aileler de bu konuda yanlarında güvenebilecekleri birini arıyor. Bebeklerinin ilk dünyaya geliş anını belgelemek, onlara ilk kavuşmalarını, büyük anne-babaların miniği karşılamalarını ölümsüzleştirmek istiyorlar. Bu yüzden bu işi en iyi şekilde yapacak, bu alanda uzmanlaşmayı seçmiş fotoğrafçılar olmalı.

IMG_9665

Bebek bekleyen ailelere tavsiyeniz var mı?

Evet, bence doğumlarında mutlaka profesyonel bir fotoğrafçı ile anlaşsınlar. Sakın kuzenim çeker, eşim çeker diye düşünmesinler. Hiç kimse profesyonel biri gibi o en özel anları yakalayamaz ve sizin için bir hikayeye dönüştüremez. Zaten muhtemelen aile fertleri o günün heyecanına kapılıp fotoğraflamayı bile unutacaklardır. Sonuçta doğum anının geri dönüşü yok. O anların ölümsüz karelerde belgelenmesi bence paha biçilemez.

www.miraykucukcay.com

info@miraykucukcay.com


Röportaj: Pınar Eslek

Not: Bu röportajın tüm hakları www.potansiyelanne.com sitesine aittir. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Beğen ve Paylaş:
Facebook
Facebook
Instagram

Yorum Yapın

Facebook
Facebook
Instagram