Funda Öztürk Alban doğum hikayesi

İlk bebeğim, benim için annelik maceramın ilk adımıydı. Annelik benim için bilmediğim bir kıtaya yolculuk gibiydi, az çok eğitim aldığım, etraftan bildiğim ama yeni bir yer görmek gibi, heyecan verici ve gizemli… 9 ay boyunca sevgili doktorum Sema hanım ile birlikte her kontrol ayrı bir macera, eğlence, neşe ile süreci tamamladık. “Ben sporcuyum kaslarım çok sert, bütün takım arkadaşlarım sezaryen doğum yaptı, ben de” muhtemelen diye başlayan cümlelerimin tümünü, “sen normal doğum yapabilirsin çok güçlüsün ve direncin çok yüksek” diye tamlayan bir jinekoloğunuz varsa, elinden kurtulamıyorsunuz.

2.10.2000 sabahı, benim milenyum kızım gelmeye karar verdi, ama bana söylemedi. Ben de sabah okula gidip bayrak törenini yaptım. Pazartesi olduğu için oldukça yoğun bir programım vardı. Büyük Çamlıca Tepesi’ndeki okuluma yürüyerek gidip geldiğim 9 ayında farkı ile doğumu da neredeyse saygı duruşu ve bayrak töreni ile tamamlıyormuşum da haberim yokmuş. Soluğu hastane de aldığımda saat 13.00’dı. Önce kontroller yapıldı, sonra sancılar. İlk önce nefes teknikleri ile sancıları kontrol ettim. Sonra da son tur başladı. Muhteşem bir takımımız vardı. Eşim bir ara benim bırakmama rağmen hala kısa kesik soluklarla doğuma hazır haldeydi ki, doğum haneye geçtik saat 21.45. Sonrası zaten rüya gibi geçen bir zaman. Bir çift ayak, çığlık, sevinç ve kahkahalar… Zeynep ilk kez bana doğumhane de anne dedi. Bebeğim ağlarken bile anne diyordu… Şimdi 13 yaşında ve benim anneliğe bayılıyorum…

Zeynep’de ki anne heyecanı, Tauna’da tecrübe ile birleşse de küçük hanım 4,5 kilo gelmeye kalkınca, tabi sezaryen doğum kararını bu sefer sevgili doktorum, arkadaşım Sema Etiz Sayharman verdi. İlk doğumumda normal diye tutturup, şimdi de sezaryen diyorsa var bildiği deyip, arkadaşıma güvendim. İyi ki öyle yapmıştım. Böbreklerimde kocaman taşlarla normal doğum benim adıma risk ti. Sağ olsun, benden daha iyi tanıyan doktorum “Gel sabah 08:00’da şu kızı kucağımıza alıp mıncıklayalım” diyerek tam da eşimin doğum gününde Tuana için beni hastaneye çağırdı. Tuana bana sabah perisi gibi geldi. Tosun bir sabah perisi… İlk doğumumda ki normal doğumun rahatlığını bünyemin kuvvetli olmasından kaynaklı, sezaryen de de yaşadım. Demek ki diyorum ister normali ister sezaryen önce kişinin bünyesinin güçlü olması gerekiyor. Benim için ikisi de rahattı. Sadece sezaryen de biraz daha dikkatli olmak gerekiyor. Ne anestezi, ne ağlama, ne kusma hiçbirisini yaşamadım. Bebeğimi kollarıma verdiklerinde ilk hissettiğim şey dünya da anne olmanın yerine koyabileceğim başka bir duygunun daha olmadığıydı…

Funda Alban doğum hikayesi

Anne: Funda Öztürk Alban

1. Bebek: Zeynep Serra Alban

2. Bebek: Tuana Berra Alban

Beğen ve Paylaş:
Facebook
Facebook
Instagram

Yorum Yapın

Facebook
Facebook
Instagram